A - İlgili Yasa - Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
MADDE 388 - (Değişik:26.2.1985-3156/16.m) Karar aşağıdaki hususları kapsar.
Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
MADDE 389 - Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüt mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.
Mahkeme yargılamayı yaptıktan sonra hükmünü verir, Bu hüküm davanın reddi kararı, davanın kabulü kararı veya davanın kısmen kabul kısmen reddi kararı şeklinde ortaya çıkabilir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesi uyarınca, hükümde; hâkimin ve kâtibin ad ve soyadları ile sicil numaralarının, tarafların ad ve soyadları, kimlikleri, açık adreslerinin yazıldıktan sonra tarafların iddia ve savunmaları, aralarında hangi noktalarda uyuşmazlık olduğu, uyuşmazlık bulunmayan konuların neler olduğu, delillerin takdiri ile red sebepleri ile birlikte inandırıcı gerekçelerin tekrara kaçmadan mümkünse madde numaraları ile birer birer yazılmasını ve yazıldıktan sonra hâkim ile kâtip tarafından imzalanmasını hükme bağlamış bulunmaktadır.
Mahkemece tefhim edilen hüküm fıkrasına uygulamada "kısa karar" denmektedir. Kısa karar ile gerekçeli karar birbiri ile çelişki oluşturmamalıdır.