MEDENİ YASA MADDE 933 - Haklı bir sebep olmaksızın yapılan bir tescil veya tescilin tadil veye terkini ile ayni hakları haleldar olan kimse, kaydın terkinin veya tadilinin isteyebilir. Hüsnüniyet sahibi üçüncü şahsın tescil ile iktisap ettiği haklar ve zarar ziyan iddiaları bakidir.
Medeni Yasamız taşınmaz ile ilgili her kişiye (gerçek veya tüzel) haklı bir sebep olmaksızın tapuya yapılan bir tescilin iptalini veya değiştirilmesini istemek hakkını tanımıştır, haksız bir tescilden veya tescilin değiştirilmesinden hakkı zarara uğrayan kimse mahkemeye tapu iptali davası açmak suretiyle tapudaki kaydın değiştirilmesini veya iptalini isteyebilir. Tapuya yapılan tescilin nedenine göre, tapu iptali davalarıda değişiktir. Biz, önce genel olarak tapu iptali davalarını incelemeyi ve sonra diğer çeşitlerini gözden geçirmeyi uygun ve faydalı bulduk.
Taşınmazın değerine göre belirlenir. Değeri ..... liradan fazla ise asliye hukuk, ..... lira veya daha az kıymetli ise sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Ancak, bu değer ......'den itibaren .... lira olacaktır.
İptali istenilen tapunun ait olduğu taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi, yetkili mahkemedir.
Taşınmazın gerçek sahipleri.
Adına taşınmazın tapuya tescili yapılmış olan gerçek veya tüzel kişiler.
Tapu iptali davaları çok çeşitlidir. Ancak hepsinde gözönünde tutulacak husus yargılama biçiminin aynı olduğudur. Ancak davanın açılış sebepleri ayrıdır. Bu tür davaların geniş açıklamasını yapmadan yasa maddelerini ve çeşitlerini yazmakla yetineceğiz.
Ergin olmayan bir şahsın yapmış olduğu satış sebebiyle tapunun iptali dava olunabilir.
MEDENİ YASA MADDE 169- Karı koca arasında her nevi hukuki tasarruf caizdir. Karının şahsi mallarına veya mal ortaklığı usulüne tabi mallara dair karı koca arasındaki hukuki tasarruflar, sulh hakimi tarafından tasdik olunmadıkça muteber olamaz.
Koca menfaatine olarak karı tarafından üçüncü şahsa karşı iltizam olunan borçlar için dahi hüküm böyledir.
MADDE 2 - Kadın, bir mirası ancak kocanın rızasıyla reddedebilir:
Koca, rızası olmazsa karı sulh mahkemesine müracat edebilir.
MEDENİ YASA MADDE 225- Hayatta kalan karı veye koca, müteveffadan olan çocuklarıyla birlikte ortaklığa devam edebilir. Çocuklar, küçük iseler ortaklığın devamı için sulh hakiminin tasvibi lâzımdır. Ortaklığın devamı halinde miras hakları ortaklığın hitamına kadar kullanılmaz.
MADDE 405 - Aşağıdaki hususlarda sulh mahkemesinin izni lâzımdır:
VASİNİN TASARRUFUNDAN DOĞAN TAPU İPTALİ DAVALARI:
MEDENİ YASA MADDE 577 - Terekkeye veya bir kısmına vaziyet edenlere karşı kanuni veya mahsup mirasçı sıfatiyle racih bir hakka mafık olduğuna sahip olan kimse, miras sebebiyle istihkak davasında bulunabilir.
Hakim davacının talebi üzerine hakkın muhafazası için iktiza eden tedbirleri ittihaz eyer. Bu tedbirler, teminat ifası veya tapu kaydına şerh verilmesi gibi şeylerdir.
MEDENİ YASA MADDE 633 - Gayrimenkul mülkiyetini iktisap için tapu siciline kayıt şarttır. Bununla beraber, işgal, istimlak, cebri icra tarikleriyle veya mahkeme ilâmı ile gayrimenkulu iktisap eden kimse tescilden evvel dahi ona malik olur.
Fakat tescil merasimi ikmel edilmedikçe temliki tasarrufta bulunamaz.
MEDENİ YASA MADDE 638- Muhik bir sebep yok iken tapu sicilinde uhdesine malik sıfatiyle mukayyet bulunan bir gayrimenkulu fasıfsız ve nizasız on sene müddetle ve hüsnüniyetle yedinde bulunduran kimsenin o gayrimenkulun üzerindeki hakkına itiraz olmaz.
MEDENİ YASA MADDE 639/1-2, fıkra - (6333 sayılı Yasayla değişik) Tapu siciline mukayyet olmayan bir gayrimenkulu nizasız, fasılasız yirmi sene müddetle ve malik sıfatiyle yedinde bulundurmuş olan kimse o gayrimenkulun, mülkü olmak üzere tescili talebinde bulunabilir.
Tapu sicilinde maliki kim olduğu anlaşılmayan veya yirmi sene evvel vefat etmiş veyahut gaipliğine hüküm verilmiş bir kimsenin uhdesinde mukayyet olan bir gayrimenkulu aynı şerait altında yedinde bulunduran kimse dahi o gayrimenkulun, mülkü olmak üzere tescilini talep edebilir.
MEDENİ YASA MADDE 650- Binanın kıymeti açıkça arsanın kıymetinden ziyade ise hüsnüniyetle hareket eden levazım sahibi muhik bir -tazminat mukabilinde mecmuunun mülkiyetinin verilmesini isteyebilir.
MADDE 651- Yanındaki ersaya tecavüz etmiş olan inşaat ve imalat, bundan yapan kimsenin o arsa üzerinde ayni bir hakkı varsa, bunlar o kimsenin arsasının mütemmin cüz'ü olur ve tecavüz eden kısmı irtifak hakkı olmak üzere tapu siciline kaydedilir. Bundan mutazarrır olan arsa sahibi tecavüze muttali olduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde itiraz etmemiş ise inşaat hüsnüniyetle yapıldığı ve icabı hal müsait bulunduğu takdirde inşaat yapan kimse muhik bir tazminat mukabilinde tecavüz ettiği mahal üzerinde kendisine ayni bir hak verilmesini veya o mahal mülkiyetinin kendisine aidiyetinin tanınmasını isteyebilir.
MADDE 655 - Bir kimse başkasının fidanını kendi tarlasına yahut kendi fidanını başkasının tarlasına dikerse alakadar olan kimseler başkasının levazımı ile kendi arsasında veya kendi levazımı ile başkasının arsasında bina yapmak veya menkul bir inşaatta bulunmak hallerinde alakadar kimselerin haklarını halı ve borçlarıyla mükelleftirler. Ağaçlar ve ormanlar üzerinde üst hakkı tesisi memnudur.
(Bu maddeye göre açılacak tapu iptali davalarında dikilen ağaç kıymetinin tarla kıymetinden fazla olması icabeder. Aksi halde dava ikame olunamaz, olunursa da redde mahkumdur.
MEDENİ YASA MADDE 658- Mukaveleden mütevellit şuf a hakkı, tapu siciline şerh verildiği surette bu Şerhe tâyin olunan müddet zarfında ve sicilde gösterilen şartlar dairesinde herhangi bir malike karşı dermeyan olunabilir.
Sicilde şart gösterilmemiş ise gayrimenkulun müddelaleyhe satışındaki şarta itibar olunur. Meşfu, satıldıkta satıcı keyfiyeti şefie haber vermeğe mecburdur.
Şefin satıma ıttılaı gününden itibaren bir ay ve her halde sicile şerh verildiği tarihten itibaren on sene geçmekle şuf a hakkı sakıt olur.
MEDENİ YASA MADDE 659 - Bir geyrimenkulün hissedarları onun şayi bir hissesini satın alan üçüncü Şahsa karşı kenuni şuf a hakkını haizdir.
MEDENİ YASA MADDE 932 - Bir ayni hak, tapu siciline yolsuz olarak kaydedilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi lâzım gelen üçüncü şahıs bu tescile istinat edemez. Yolsuz tescil, haksız veya lüzum ifade etmeyen hukuk bir tasarruf mucibince yapılan tescildir. Böyle bir tescilden dolayı üçüncü şahıslara karşı tescilin yolsuzluğunu iddia edebilir.
BORÇLAR YASASININ 18, 21, 28, 29 UNCU MADDELERİNDEN DOĞAN TAPU İPTALİ DAVALARI:
BORÇLAR YASASI MADDE 18- Bir akdin şekil ve şartlarını tâyinde iki tarafın gerek sehven, gerek âkitten maksadı hakikiyi gizlemek için kullandıkları tâbirler ve isimlere bakılmayarak onların hakiki ve müşterek maksatlarını aramak lâzımdır.
Tahriri borç ikrarına istinat ile alacaklı sıfatını iktisap eden başkasına karşı borçlu tarafından muvazaa iddiası dermeyan olunamaz.
BORÇLAR YASASI MADDE 21- Bir akitte ivazlar arasında bir nisbetsizlik bulunduğu takdirde eğer gabin mutazarrırın müzayaka halinde bulunmasından veya iffetinden, yahut tecrübesizliğinden istifade suretiyle vukua getirilmiş ise bir sene zarfında akdi feshettiğini beyan ederek verdiği Şeyi geri alabilir.
Bu müddet, akdin inikadından itibaren cereyan eder
BORÇLAR YASASI MADDE 23- Akit yapılırken esaslı bir hataye duçar olan taraf, o âkit ile ilzam olunmaz.
BORÇLAR YASASI MADDE 28 - Diğer tarafın hilesiyle âkit icrasına mecbur olan taraf hatası esaslı olmasa bile o âkit ile ilzam olunmaz.
Üçüncü şahsın hilesine duçar olan tarafın yaptığı âkit lüzum ifade eder. Şu kadar ki, diğer taraf bu hileye vakıf bulunur veya vakıf olması lâzım gelirse o âkit lâzım olmaz.
BORÇLAR YASASI MADDE 29 - Eğer ikf taraftan bir diğer tarafın veyahut üçüncü bir şahsın ikrahiyle bir âkit yapmış olursa, kendi hakkında lüzum ifade etmez.
İkrah üçüncü b\r şahsın üi\i ohıp da diğer, taraf ona vakıf olmamış veyahut vakıf olması lezım bulunmamış olduğu takdirde bu ikraha duçar olan taraf akdi feshederse hakkaniyet iktiza ettiği halde diğer tarafa tazminat vermeğe mecburdur.
Bağışlama (hibe) sebebiyle:
BORÇLAR YASASI MADDE 244 - Bağışlayan aşağıdaki hallerden biri vukuunda elde yaptığı bağışlamadan veya tenfîz ettiği taahhüdünden rücu ve bağışlamanın elinde halen ne kalmış ise iadesini dava edebilir.
Akdin fesih sebebiyle:
BORÇLAR YASASI MADDE 516 - İki tarafın mukavele mucibince verecekleri şeylerin arasında kıymetçe hıfsolunacak derecede nisbetsizlik bulunduğu fazla alan taraf diğer tarafın kendisine teberruda bulunmak kasdı olduğunu ispat edemediği takdirde kaydıhayat ile bakmak mukavelesini iki taraftan herbiri altı ay evvel haber vermek şartiyle her zaman fesh edebilir.
Bu hususta muteber bir irat sandığının kabul ettiği resulmal ile irat beynindeki nisbeti nazara almak lâzımdır.
Mukavelenin teshi esnasında evvelce verilmiş olan şeyler istirdat olunur.
Şu kadar ki bunların resulmal ve faiz kıymetleri beyninde takas icra olunur.
(Not: Bir taraflı fesihten bahseden 517 nci ve vefat halinde fesihten bahseden 518 inci maddelere de bakınız)
İCRA VE İFLAS YASASI MADDE 277 - İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına kadar hükmettirmektir.
Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler:
MADDE 280/1 - (538 sayılı Yasayla değişik) Tediye kabiliyetini kısmen veya tamamen kaybetmiş veya hakkında 178 inci maddenin 2'nci fıkrasındaki Şartlar tahakkuk etmiş olan borçlunun, iyi niyetli bir şahıstan veya basiretli bir tacirden beklenilmeyecek tasarrufla mevcudunun eksilttiği ve üçüncü Şahsın bu durumu ve muamelenin mahiyetini bildiği veya bilmesi gerektiği hellerde yapılmış olan tasarrufları batıldır. Şu kadar ki, tasarrufun vukuu tarihinden ittbaren alacaklı iki sene içinde borçh aleyhine haciz veya iflâs takibinde bulunmuş olmalıdır.