MADDE 278- (1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması hâlen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılır.
Madde metninde belli suçlar açısından bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, suç olarak öngörülmüştür. Korunan hukuki değer, suç ve suçluları takip ve cezalandırmakla görevli adli makamların saygınlığı ile adaletin ve toplum düzeninin devamlılığının sağlanmasıdır.
Suçun faili herkes olabilir.
Suçun mağduru da herhangi bir kimse olabilir. Maddenin 3. fıkrasında mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması hâli suçun ağırlaştırıcı nedeni olarak öngörülmüştür.
Suçtan zarar gören adliyedir dolayısıyla Devlettir.
İşlenmekte olan ya da işlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması hâlen mümkün bulunan suçtur.
Bu maddeye göre, suçu bildirmeme suçunun oluşabilmesi için henüz icrası devam etmekte olan bir suçun varlığı gereklidir. Örneğin, bir kimsenin kaçırılarak belli bir yerde tutulduğunun bilinmesine rağmen, durumdan yetkili makamların haberdar edilmemesi; keza, mütemadi suç niteliği taşıyan elektrik hırsızlığının işlendiğinden haberdar olunmasına rağmen, durumun yetkili makamlara bildirilmemesi, bu suçu oluşturacaktır.
İcrası tamamlanmış olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması hâlen mümkün bulunan bir suçun yetkili makamlara bildirilmemesi hâlinde de bu suç oluşur. Örneğin icrası tamamlanmış olan bir hırsızlık sonucunda elde edilmiş olan malların bir depoda saklandığının bilinmesine rağmen, durumdan yetkili makamların haberdar edilmemesi, bu suçu oluşturacaktır.
Maddenin 3. fıkrasına göre; ilk iki fıkra kapsamına giren suçların mağdurunun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan Özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması hâlinde, ceza belli oranda artırılacaktır.
Suç doğrudan kastla işlenebilir. Failin bir suçun işlenmekte olduğunu ya da işlenmiş olmakla birlikte sonuçlarının smırlandırılmasınm olanaklı olduğunu bilmesi ve iradesi ile yetkili makamlara suçu bildirmemesi gerekli ve yeterlidir.
İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması hâlen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, 1. fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılır.
Suçun kovuşturulması şikayet koşuluna bağlı değildir. Soruşturma ve kovuşturma işlemleri doğrudan doğruya C. Savcılığı tarafından yapılır.
Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 10. maddesi uyarınca yargılamayı yapmakla görevli mahkeme sulh ceza mahkemesidir.