MEDENİ YASA MADDE 82 - Nişanlanma, evlenmek vaadiyle olur. Nişanlanma, kanuni mümessilleri tarafından muvafakat edilmedikçe küçük veya mahcuru ilzam olunur.
MADDE 83 - (3678 Sayılı Yasa ile değişik)
Nişanlılık evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez.
Evlenmeden kaçınma hali için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.
MADDE 84 - Nişanlılardan biri, muhik bir sebep yok iken nişan bozduğu veya iki taraftan birine atfedilecek bir kusur yüzünden, nişan bozduğu takdirde taksiri olan taraf; diğer tarafa, ana ve babasına veya bu hususta onlar gibi hareket eden sair kimselere hüsnüniyet ile ve nikahın icra olunacağı kanaati ile ihtiyar ettikleri masarife mukabil münasip bir tazminat vermeğe mecburdur.
MADDE 85 - Bir taraf kendi kusuru olmaksızın nişanın bozulmasından şahsen fahiş bir surette mutazarrır olmuş ise, hakim onun zararı manevisini telafi için münasip bir taıminat hükmedebilir.
Manevi taıminat davası, mirasçıya intikal etmez; şu kadar ki miras açıldığı zaman iddia kabul edilmiş veya dave ikame olunmuş ise mirasçılara intikal eder.
MADDE 86 - (3678 Sayılı Yasa ile Değişik)
Nişan bozulur veya nişanlılardan biri ölür veya gaipliğine karar verilirse nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi hareket edenlerin diğer nişanlıya vermiş oldukları mutad dışı hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.
Hediye aynen mevcut değil ise, karşılığı sebepsiz zenginleşme kurallarına göre iade edilir.
MADDE 87 - Nişanlanmaktan mütevellit davalar, nişanın bozulduğu tarihten itibaren bir sene sonra sakıt olur.
Nişanlanma, ayrı cinsten iki kişinin ileride evlenmek üzere birbirlerine verdikleri sözdür. Değişik tarifle bulunan hukuk müellifleri vardır. Nişanlıların birbirlerine, onun ana ve babasına veya onlar gibi hareket edenlerin diğer nişanlıya vermiş oldukları mutad dışı hediyeler verenler tarafından istenebilecektir.
Medeni Yasamızın 83.ncü Maddesi Nişanlanma ile ilgilidir. Ancak 3678 Sayılı Yasanın 2.nci Maddesiyle madde tamamen değiştirilmiştir. Değişmeden önceki hali (Kanım imtina eden nişanlıyı evlenmeye icbar için dava hakkı vermez. Ve evlenmekten imtina halinde tazminat verilmesi şart kılınmış ise bu şart muteber değildir) şeklinde idi. Yeni getirilen hüküm önceki hükmün açıklanması niteliğindedir. Maddede nişanlılığı evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermediği, evlenmekten kaçınma hali için cayma tazminatı veya ceza şartı kabul edilmişse bu cezai şart ve tazminatın tahsili istenemeveceği dava da açılamayacağı, ödeme yapılmışsa, ödemenin geri verilmesinin talep edilemeyeceği belirtilmektedir. Başlık parasından söz edilmemiştir. Yani başlık parası verilmişse, geri istenemeyecektir. Yeni bir kural getirilmemiş, yapılan ödemelerin geri istenemeyeceği yolunda yeni bir hüküm eklemniştir. Ödemelerin ne olduğu açıklanmış değildir. Nişanlanma dolayısıyla nişanlıların birbirlerine verdikleri mutad hediyeler ve bu yolda yapılan masraflarla ilgili ödemeleri anlamak gerekir. Nişan yapılması için salon kiralanmış ve bir bedel ödenrıüşse bu bedel evlenme olmadığı takdirde nişanı bozan taraftan istenemeyecektir.
Taraflar serbestçe karşılıklı olarak nişanı bozdukları takdirds bir tazminatın söz konusu olamayacağı bilinmelidir. Ancak, nişanlılardan biri, ortada haklı (muhik) bir sebep yokken nişanı bozarsa, diğer nişanlıya, ana ve babasına veya bu hususta onlar gibi hareket eden diğer kimselere, iyi niyetle ve evlenme akdinin yapılacağı kanısı ile yaptıkları yani harcadıkları masraflara karşılık uygun bir tazminat ödemeğe yükümlüdürler.
3678 Sayılı Yasanın 3.neti maddesiyle Medeni Yasamızın 86.ncı maddesi değiştirilmiştir. Değişmeden önceki madde metni (Nişanlılardan herbiri diğerine verdiği hediyeyi geri isteyebilir. Hediyeler aynen .mevcut değilse, bigayri hakkın mal edinmeye dair olan hükümlere tevfikan tanzim olunur. Nişan vefat sebebiyle bozulmuş ise, istirdat davası asla yoktur.) şeklinde idi. Yeni madde;
Bunun gibi,
Hediye aynen mevcut değilse, bedeli, (sebepsiz zenginleşme kurallarına göre) geri istenir. Hükmünü getirmiştir.
Eski Madde hükmü; Nişan hediyelerinin geri istenmesi hakkını sadece nişanlılara tanımıştı. Nişanlılardan başkası böyle bir talepte bulunamıyordu. Ayrıca ölüm seb.ebiyle bozulan nişandan dolayı verilen hediyelerin geri alınması mümkün değildi. Ana ve babanın veya onlar gibi hareket edenlerin dava hakları da yoktu. Değiştirilen hükümle nişanlılara, ana ve babaya, ya da onlar gibi hareket edenlere de dava hakkı tanınmıştır. Ayrıca Ölümle nişan bozulması halinde de hediyelerin geri alınması Mümkün bulunmuştur. Bu hakkın kullanılması için;
Mutad dışı hediyeleri yasa koyucu açıklamamıştır. Mutad dışı hediyelerin neler olduğuna hakim karar verecektir. Mutad olmayan hediyeler: (Örneğin: Yat, Apartman, kat, vs. gibi) hediyelerdir. Maddedeki ana ve babadan söz edilmektedir. Onlar gibi hareket edenlerin kimler olduğunu yasa koyucu belirtmemiştir. Bu kişiler ana ve baba gibi hareket eden (Örneğin; nişanlının amcası, kardeşi, dayısı, büyük annesi veya büyük babası vesaire...dir.)
- Verdikleri mutad olmayan hediyelerin geri alınmasını dava edeceklerdir. (Örneğin: Yat, kat gibi hediyeler).
Verilen hediyeler, mevcut değilse, yani elden çıkarılmışsa, (örneğin: satılmış, kaybedilmiş, başkasına verilmiş olması gibi....) bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre, dava edilmek istenecektir. Bu hüküm eski maddede mevcuttur.
Hediyelerin, dava günündeki değerleri, dava açımında gözönünde tutulacaktır.
Nişanlılar, nişanın bozulmasından dolayı kendi kuşum yoksa, kişisel olarak büyük bir zarara uğramışlarsa, manevi tazminat isteğinde de bulunabileceklerdir. Manevi tazminat davası mirasçılara geçmez. Ancak, açılmış bir manevi tazminat davası devam ediyorken talepte bulunan nişanlı ölmüş ise, mirasçılar kaldığı yerden davaya devam edebileceklerdir.
Manevi tazminata hükmetmede Mahkemece gözönünde tutulacak en önemli husus, kusursuz tarafın zarara uğrayıp uğramadığını tespittir. Örneğin: Nişanlısı
mevcutken, diğer nişanlının başkasıyla kaçması, onunla evlenmesi yahut cinsel ilişkide bulunması gibi haller, nişanın bozulmasında bu hareketleri işleyene karşı diğer nişanlıya manevi tazminat isteme hakkını verecektir.
Kesin olarak şurasını belirtmek isteriz ki; Manevi tazminat isteyebilmek için kusursuz olmak gerekir. Kusurlu taraf manevi tazminat isteyemeyecektir.
Dava kıymetine göre belirlenir. ..... lira veya daha az değerli davalar Sulh Hukuk Mahkemesinde, .....liradan fazla değerli davalar da Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Ancak, bu miktar ............'den itibaren ...... lira olacaktır.
Davalıların konutu mahkemesi yetkili mahkemedir.
Dava Açma koşulu:
(Örneğin, nişanın ortada hiçbir sebep yokken bozulması, davalının başka birisiyle evlenmesi, hafif meşrep bulunması, haysiyetsiz bir hayat yaşaması sebebiyle davacı tarafından nişanın bozulmasına mecbur kalınması gibi).
Bu tür maddi (ödence) davaları devir ve ferağ edilebilir ve mirasçılar tarafından açılabildiği gibi mirasçılar aleyhine de açılabilir.
Nişanın bozulduğu günden itibaren bir yıldır.
Dava Açma Koşulu
(Örneğin; erkeğin, nişanlı kadının kızlığını bozması, nişanlı kadının gebe kalması; bu halde de erkek tarafından nişanın bozulması gibi).
Manevi (ödence) davası mirasçılara geçmez. Ancak miras açıldığı zaman iddia kabul edilmiş veya dava açılmış ise mirasçılara geçer.
Dava Açma Süresi:
Nişanın bozulduğu günden itibaren bir yıldır.
Nişanlılardan herbiri diğerine verdiği hediyeyi geri isteyebilir. Ancak bu hediyeler mutad olmayan hediyeler olacaktır. Bunun gibi ana ve baba, veya ana ve baba gibi hareket edenlerin diğer nişanlıya verdikleri mutad dışı hediyeleri geri alınabilecektir.
Bu tür davalar, mirasçılara geçmez.
Nişanın bozulduğu günden itibaren bir yıl içinde bu kabil davalar açılmalıdır. Bu müddet geçtikten sonra dava açılamaz.