MEDENİ YASA MADDE 603- Kanuni mirasçılar, miras hissesine mahsuben müteveffanın sağlığında almış oldukları bütün teberrulan, terakeye iade ile birbirlerine karşı mükelleftirler.
Müteveffa tarafından hilafına açıkça bir teberru yapılmış olmadıkça füru lehinde bahşedilen cihaz, tesis masrafı borçtan ibra suretiyle ve bu kabilden sair suretlerle bahşedilen menfaatler iadeye tabidir.
MADDE 604 - Mirasçılardan biri, mirasın açılmasından evvel veya sonra mirascılık hakkını kaybettiği takdirde; ona terettüp eden iade mükellefiyeti hissesini alanlara geçer.
Füruu kendi eline geçmemiş olsa bile aslına yapılan teberrulan iade ile mükelleftir.
MADDE 605 - İade ile mükellef olan mirasçı muhayyerdir. Dilerse aldığı malın aynını iade eder, dilerse hissesinden fazla olsa bile kıymetini mahsup ettirir. Müteveffanın bu esasa muhalif tasarrufları ve tenkis davalarına müteferri haklar mahfuzdur.
MADDE 606 - İadeye tabi teberrulara! miktarı iade ile mükellef mirasçının miras hissesinin baliğ olduğu kıymetten ziyade olup da; bu ifyadenin mirasçıya kalmasının müteveffaca maksut olduğu ispat edilirse tenkis davası hakkı mahfuz kalmak üzere ziyadenin iadesi lâzım gelmez. Fürulara evlenirken mutad derecede verilen eşya ile yapılan sarfiyatın iadeye tabi olmaması asıldır.
MADDE 607- iadede, teberru olunan şeylerin mirasın açıldığı gündeki kıymetleri ve daha evvel satılmış olanların satış fiyatları esas olur. Hasılat ve sarfiyattan zamanı mucip olarak aynen veya kıymete arız olan noksanlardan dolayı mirasçılar zilyedin haklarına malik ve borçları ile mükelleftirler.
MADDE 608- Muris tarafından hilafı kastedilmiş olduğu isbat edilmedikçe çocukların terbiye ve tahsilleri için yapılmış olan masarifin ancak mutad olan miktardan fazlası iade olunur.
Murisin vefatında henüz terbiye ve talimleri ikmal edilmemiş olan veya malûl bulunan çocuklara taksim esnasında münasip bir tazminat verilir.
MADDE 609 - Mutad olan hediyeler, iadeye tabi değildir.
MADDE 610 - Ana baba ile birlikte yaşayan ve ivazından serahaten feragat etmeksizin kendi sayini veya varidatını aileye tahsis etmiş olan reşit evlât, taksim esnasında münasip bir tazminat isteyebilir.
Mirasta iade, bir mirasçının; miras bırakanın sağlığında iken ondan aldığı karşılıksız (ivazsız) mallan, değerleri aynen, aynen olmadığında karşılıkları bedellerini geri vermesidir. Bu verdiği mallar veya değerler miras bırakanın terekesine katılır ve mirasçılar arasındaki taksimde de hesaba katılır.
Miras bırakanın sağlığında, yasal mirasçılar, miras paylarına mahsuben almış oldukları bütün karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler. Geri vermeyen mirasçı hakkında diğer mirasçıların dava açmak yetkisi vardır. Mirasta denkleştirme hükümleri mirasın açılmasından önce veya sonra mirascıhk sıfatı kaybolan mirasçı için bu mirasçının yerini alan mirasçılara geçer. Mirasçıların çocukları ellerine geçmese bile, miras bırakanlarına yapılmış karşılıksız kazandırmaları geri vereceklerdir. Amaç mirasm denkleştirilmesidir. Geri verme ile yükümlü mirasçı, dilerse aldığını aynen geri verir, dilerse değerini miras payına mahsup ettirebilir. Denkleştinne, kazandırmanın miras açıldığı gündeki değerine göre yapılacaktır, yani miras bırakanın ölüm günündeki değeri saptanacaktır.
Dava değerine göre tâyin edilir. Değer ..... liradan fazla olan davalar asliye hukuk mahkemesinde .... lira veya daha az değerli davalar da sulh hukuk mahkemesinde görülür. Ancak, bu değer ....'den itibaren ...... lira olarak gözönünde tutulacaktır.
Miras bırakanm (murisin) son konutu mahkemesi yetkili mahkemedir.
Miras bırakan sağlığında kendisine yaptığı karşılıksız kazandırmaları alan ve böylece malvarlığında fazlalaşma olan mirasçı veya mirasçılar.
Mirasta denkleştirme (iade) davası tenkis davası gibi bir yıllık zamanaşımına bağlı değildir. Terekenin mirasçılar arasında taksiminden itibaren on yıldır.