MADDE 191-
Madde metninde, izlenen suç politikası gereği olarak, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak değil, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak fiilleri suç olarak tanımlanmıştır.
Korunan hukuki değer kamunun sağlığıdır.
Madde metninde faile ilişkin bir Özellik belirtilmemiştir. Suçun faili herkes olabilir.
Suçun mağduru yoktur. Suçtan zarar gören ise toplumdur.
1.fıkra uyarınca kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan. kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
2.fıkrada "Bu suçtan dolayı açılan davada mahkeme, birinci fıkraya göre hüküm vermeden Önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verebilir." Hükmüne yer verilmiştir. Kamu davasının görülmesi sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin üzerinde yakalandığı kişi hakkındaki eylemin niteliği kesinleşmeden ve suç sübut bulmadan tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine ya da sadece denetimli serbestlik tedbirine hükmetmek mümkün değildir. Dolayısıyla Hakim, sanık hakkındaki delillerin tür ve niteliğine göre, sanık hakkındaki iddia sübut bulmadan ve kesin kanaati oluşmadan. hükümden önce tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmetmemelidir. 3. fıkradaki "hükümden önce" ibaresinden failin eylemine ilişkin bir kanaat sahibi olup eylemin sübut bulduğu konusunda kesin bir kanaate sahip olunduktan sonra, ancak bu konuda bir cezalandırma hükmü kurulmadan önceki evreyi anlamak gerekir. Bu durumda henüz son hüküm verilmemiş olduğundan tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin karar itiraz kanun yoluna tabi olacaktır.
2.fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında uygulanacak tedavi ve denetimli serbesti tedbirinin nasıl uygulanacağına ilişkin düzenleme yapılmış, 4. fıkrada, bu denetimli serbestlik tedbirinin süresi belirlenmiştir.
Maddenin 5. fıkrasına göre; tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan kişi hakkında açılmış olan davanın düşmesine karar verilir.
Aksi takdirde, davaya devam olunarak hüküm kurulur. Bu durumda davaya devam edilip tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunma nedenlerine de dayanılarak hükümlülük kararı verilecektir.
Maddenin 6. fıkrası hükmüne göre, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, bu suç nedeniyle önceden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemiş olması koşuluyla, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı cezaya hükmedildikten sonra da 2., 3., veya 4. fıkralar hükümlerine göre tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulma kararı verilebilir. Bu durumda, hükmolunan cezanın infazının ertelenmesi zorunludur. Bu suç nedeniyle önceden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş olması halinde tekrar tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunamaz. Çünkü zaten fail hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uygun davranmaması nedeniyle ceza verilmesi yoluna gidilmiştir. Ancak cezanın 51. madde uyarınca ertelenmesi olanaklı değildir. Fail hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hiç hükmolunmamış ise ceza ertelemesinin 191/6. madde uyarınca yapılması gerekir.
Faile ceza verildikten sonra tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmişse, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde, mahkûm olduğu ceza 7. fıkra hükmü uyarınca infaz edilmiş sayılır; tedavi ve denetimle serbestlik tedavisinin gereklerine uyulmaması durumunda ise ceza, derhal infaz edilir.
Kullanmak için uyuşturucu madde bulunduran, satın alan ya da kabul eden kişinin bu maddeyi satışa arz etmesi veya başkalarına vermesi durumunda YTCK'nın 188/3. madde uyarınca cezalandırılması gerekir. Bu durumda fail, sadece 188. madde uyarınca cezalandırılmalı, maddeyi kullanmak için değil, satış ve ticaret için bulundurduğu kabul edilmelidir.
Suç doğrudan kastla işlenebilir.
Maddenin 1. fıkrası uyarınca kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Mahkemenin, birinci fıkrasına göre hüküm vermeden önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, denetimli serbestlik tedbirine karar vermesi olanaklıdır.
Maddenin 3. fıkrasına göre hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilen kişi için, belirlenen kurumda uygulanan tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmak bir yükümlülüktür. Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan kişi hakkında açılmış olan davanın düşmesine karar verilir. Aksi takdirde, davaya devam olunarak hüküm verilmesi 5. fıkra gereğidir.
Hakim bu durumda olan kişi için bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına hükmedebilir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı cezaya hükmedildikten sonra da iki ilâ dördüncü fıkralar hükümlerine göre tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulabilir.
Suçun kovuşturulması şikayet koşuluna bağlı değildir. Soruşturma işlemleri doğrudan C. Savcılığınca göre yapılır.
Suçun yargılamasını yapmakla görevli mahkeme Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 10. maddesi uyarınca sulh ceza mahkemesidir.