MADDE 176- (1) İnşaat veya yıkım faaliyeti sırasında, insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirleri almayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Madde metninde, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, suç olarak tanımlanmıştır. Korunan hukuki değer toplumun genel güvenliğidir.
4857 sayılı İş Kanununun 77. maddesine göre işverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alman her türlü önleme uymakla yükümlüdürler.
Maddenin kaleme alınış biçimine göre inşaat veya yıkım faaliyetini gerçekleştiren işveren, kamu görevlisi ya da işçi suçun faili olabilecektir. Ancak kişinin fail olarak kabul edilebilmesi için, inşaat veya yıkım sırasında gerekli önlemleri alma konusunda yasal bir yükümlülüğünün bulunması gerekir.
Suçun mağduru, hayatı veya sağlığı bakımından tehlike ile karşı karşıya kalan kişi, kişiler veya toplumdur.
Maddede öngörülen suç bir soyut tehlike suçu niteliği taşır.
Soyut tehlike suçlarında, suçun kanuni tarifinde belirtilen eylemin gerçekleştirilmesi yeterli olup, bu eylemin suçun konusu bakımından somut bir tehlikeye yol açıp açmadığının araştırılması gerekmez. Bu tür suçlarda kanuni tarifteki hareketin gerçekleştirilmesi ile suçun konusu bakımından bir tehlikenin oluştuğu varsayılır.
Failin, inşaat veya yıkım faaliyeti sırasında, insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirleri almaması ile suç oluşur. Bu tedbirlerin alınmaması sonucu belli ya da belirsiz kişiler bakımından bir tehlikenin oluşup oluşmaması aranmaz.
Maddede sözü edilen "insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirler"in inşaat veya yıkım işlerinde çalışanlar için olabileceği gibi oradan geçenler, inşaat alanında oturanlar için de alınmaması suç oluşturur.
Maddede öngörülen doğrudan kastla işlenebilir. Failin inşaat veya yıkım faaliyeti sırasında, insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirleri bilerek ve isteyerek almaması ile suç oluşur.
Maddede öngörülen suçu işleyen fail, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Maddenin uygulanmasında hapis ve adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüştür. TCK'nın 50/2. maddesi uyarınca suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez. Bu nedenle hakim öncelikle hapis cezasına mı yoksa adli para cezasına mı hükmedeceğine karar verecektir. Hakimin hapsi tercih etmemesi ve adli para cezasına hükmetmeye karar vermesi olanaklıdır.
Suçun kovuşturulması şikayet koşuluna bağlı değildir. Soruşturma ve kovuşturma işlemleri doğnıdan C.Savcılığı tarafından yapılır.
Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 10. maddesi uyarınca sulh Ceza mahkcmes, suçun yargılanması ile görevlidir.