İCRA VE İFLAS YASASI MADDE 257- Rehinle temin edilmemiş ve vedesi gelmiş bir borcun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan menkul ve gayrimenkul mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
MADDE 258 - İhtiyati hacze 50.nci maddeye göre selahiyetli mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepler hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
MADDE 259 - İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mes'ul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96.ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.
Ancak alacak bir ilama müstenit ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.
Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenit ise mahkeme teminata lüzum olmadığını takdir eder.
Tazminat davası ihtiyati haciz koyan mahkemede dahi görülür. MADDE 260 - (538 sayılı Kanunla değişik İhtiyati haciz kararında:
MADDE 261 - (588 sayılı Kanunla değişik) Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çerçevesindeki icra dairesinde kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.
İhtiyati haciz kararları 70'dan 99'uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir.
MADDE 262 - (538 sayılı Kanunla değiçik) Haczi icra eden memur bir tutanak düzenler. Bunda haczolunan şeyler ve kıymetleri gösterilir ve derhal icra dairesine verilir.
İcra dairesi, ihtiyati haciz tutanağının birer suretini üç gün içinde haciz sırasında hazır bulunmaya hazır bulunmayan alacaklı ve borçluya ve icabında üçüncü şahsa tebliğ eder.
MADDE 264 - (538 sayılı Kanunla değişik) Dava açmadan veya icra takibine başlamadan evvel ihtiyeti haciz yaptırmış olan alacaklı, haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz zabıt varakasının kendisine tebilğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur.
İcra takibinde,borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde tetkik mercii itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır.
İhtiyati haciz alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün sulh mahkemelerinde tefhim ve asliye mahkemelerinde tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur.
Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirir.
Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı tetkik merciince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hecze inkılabeder.
MADDE 265 - (538 saydı Kanunla değiyik) İhtiyati haczi kararı temyiz edilemez. Ancak borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Mahkemece, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamağa mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir. Veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.
MADDE 266 - (538 sayılı Kanunla değişik) Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya gayrimenkul rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra da yetki, icra tetkik merciine geçer.
MADDE 50 - Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunununun selahiyete dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe selahiyetlidir.
Selahiyet itirazı esas hakkında itiraz birlikte yapılır. Tetkik mercii tarafından önce selahiyet meselesi tetkik ve kat'i surette karara raptolunur.
İki tetkik mercii arasınde selahiyet noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25.nci maddesi hükmü tatbik olunur.
HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ YASASI MADDE 104- Haczi ihtiyatiden maada talep olunan ihtiyati tedbirlerin en az masrafla ve en çabuk nerede ifası mümkün ise işbu tedbirlere o mahal mahkemesi tarafından dahi karar verilebilir.
Dava ikamesinden sonra, bilumum ihtiyati tedbirlere tahkikate memur hakim tarafından karar verilir. Şu kadar ki, hakim ihtiyati tedbirlerin diğer bir mahalde daha az masrafla ve daha çabuk ifasını mümkün görürse bu hususta karar verilmek üzere o mahal hakimini naip tayin edebilir.
MADDE 96 - Bir davada verilecek teminat mahkemenin takdir edeceği nakit veya mahkemece kabul olunacak esham ve tahvil veya gayrimenkul rehin veyahut muteber bir banka kefaleti veya katibi adilden musaddak senetle kefil iraesi suretiyle yapılır. İki taraf teminatın nev'i ve şeklini mukavelenamelerinde tasrih etmişlerse teminat ona göre tayin olunur. Kanununun başka şekilde teminat gösterilmesine müsaade ettiği haller bundan müstesnadır.
İhtayiti haciz; alacaklının borçludan olan alacağını tehlikeye düşürmeden temin eden bir ihtiyati tedbirdir. YaSa koyucu, İcra ve İflas Yasasının 257 ila 268.nci maddeleriyle bu hususta özel hükümler koymuştur. Bu hüküm kabul olunmadan önce ihtiyati tedbirler hakkındaki genel kurallar uygulanmakta idi, Yukarıda yazılı yasa maddelerinden de anlaşıldığı gibi, rehinli olmayıp ödenecek hale gelen bir borcun alacaklısı, aiacağım borçludan almak için, borçlunun elinde veya üçüncü kişide bulunan taşınır veya taşınmaz mallanria, alacaklarına diğer haklarına ihtiyati haciz konulmasını isteyebilir. Koşullar bulunduğu takdirde malıkeme ilıtiyati haciz kararını verecektir. Karar, taraflar çağrılabildiği gibi evrak üzerinde de verilebilir. Kendisi dinlenmeden hakkında ihtiyati haciz kararı verilen borçlu yasada yazılı durumlarda itiraz hakkını kullanabilecektir. Görev değere göre belirlenir. İtiraz, ihtiyatı haciz kararını veren mahkemeye yapılacaktır.
Değere göre belirlenir. Ayrıca alacağın niteliği de görev tayininde gözönünde tutulur. Alacak ...... liradan fazla ise asliye hukuk mahkemesi, ....... lira veya daha az ise sulh hukuk mahkemesi görevli mahkemedir.
Alacak ticari nitelikte ise, ticaret mahkemesi de görevlidir. İcra tetkik mercileri ihtiyati haciz kararı vermekle görevli değildir. (IYY. 258.)
Ancak, bu değer ..........'den itibaren ......... lira olacaktır.