MEDENİ YASA MADDE 31 - Ölüm tehlikesi içinde gaip olan veya çoktan beri kendisinden haber alınamayan bir kimsenin ölümü pek muhtemel görünürse, hakları ölüme muallâk kimselerin talebi üzerine hakim gaipliğe karar verebilir.
Selâhiyettar hakim, gaibin Türkiye'deki son ikametgâhı hakimdir, eğer gaib Türkiye'de asla ikamet etmemiş ise nüfus sicilinde mukayyet bulunduğu ve bu kayıt yok ise pederinin mukayyet olduğu mahallin hakimidir.
MADDE 32 - Gaiplik kararı talep olunabilmek için, ölüm tehlikesinden en aşağı bir sene yahut gaibin son haberinden beş sene geçmiş olmak lazımdır.
Hakim gaip hakkında malûmatı olan kimseleri muayyen bir müddet içinde malûmatlarını bildirmek için usulü dairesinde ilân edilen bir tebliğ ile davet eder. Bu müddet, birinci ilân tarihinden itibaren en aşağı bir senedir.
MADDE 33 - Gaip olan kimse, ilân müddeti bitmeden meydana çıkar veya kendisinden haber alınır, yahut Öldüğü tarih tebeyyün ederse gaiplik talebi sakıt olur.
MADDE 34 - İlân semersiz kaldığı takdirde hakim, gaiplik kararını verir. Ölüme muallak haklar, tıpkı gaibin Ölümü tebeyyün etmiş gibi kullanılır. Gaiplik kararı ölüm tehlikesi yahut son haber gününden itibaren hüküm ifade eder.
MADDE 43 - Gaiplik kararı, hakimin iş'arı ile ölüm siciline kayıt olunur.
MADDE 94 - Gaipliğine hükmolunan kimsenin kocası veya karısı evlilik feshedilmedikçe evlenemez.
Gaibin karı veya kocası ya gaiplik davası ile birlikte evliliğin feshini ister ya da gaiplik kararı verilip de nüfusa tescil edilmiş ise nüfus idaresine müracaat ile evliliğin feshinin tescilini talep eder. Bu tescil evliliğin tüm neticelerini hasıl eder.
Evliliğin feshinin gaiplik davası ile birlikte talep edilmesi halinde boşanma hakkındaki usul burada dahi caridir.
MADDE 530 - Hayatı ve mematı belli olmayıp da malları on seneden beri mahkeme marifetiyle idare edilen yahut mallarının bu suretle idaresi on seneden aşağı olmakla beraber yüz yaşını ikmal etmiş olan kimsenin gaipliğine, hazinenin talebi üzerine hükmolunur.
Gaipliğe hüküm için lâzım olan ilân müddeti zarfında hiçbir hak sahibi zuhur etmezse, bu mallar hazineye intikal eder. Bu takdirde hazine mirasa vazıyet edenler hakkındaki hükümlere tevfikan gerek gaibe, gerek müreccah hak sahiplerine karşı mesul olur.
Ölüm tehlikesi içinde kaybolan, yahut kendisinden uzun süreden beri bilgi alınamayan kişinin ölümü gerçek gibi görünürse, mirasçılarının isteği üzerine mahkemece gaipliğine (kayıplığına) karar verilecektir. Davalar asliye hukuk mahkemelerinde görülür. Yetkili mahkeme ise, kaybolanın Türkiye'deki son konut yerinin bulunduğu yer mahkemesi veya kaybolan Türkiye'de hiç oturmamışsa, nüfus kütüğünde kayıtlı olduğu yerin mahkemesi, nüfusta da kayıtlı değilse, kaybolanın babasının nüfus kütüğünde kayıtlı olduğu yer mahkemesi yetkili mahkeme olacaktır.
Kayıphğa karar mahkemeden dilekçe ile istenir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, ölüm tehlikesinin başlamasından itibaren bir yıl geçmiş olması, yahut kaybolana ait son haberin alınmasından itibaren beş yıl geçmiş bulunması zorunludur.
Mahkemece, duruşma açılır, deliller toplanır. Kaybolanı bilen veya tanıyanların ifadeleri için duruşmaya gelmeleri yönünden ilanla çağrılır. İlan genellikle en çok okunan gazetelerden birisinde yayın yolu ile yapılacaktır.
Kayıplık kararlarına ait davalarda ilk ilandan bir yıl geçtikten sonra ikinci ilan yapılması yine yasa emridir. Bu ilanla da kaybolanı bilen veya tanıyanların yahut kaybolanın mahkemeye başvuruları iein bilgi verilir. Belli bir süre gösterilir. O süre içinde başvuran olmadığı takdirde diğer deliller de toplaıımışsa, kayıphğa karar verilir.
Dava hertürlü delille ispatlanabilecektir. Tanık, nüfus kaydı, bilirkişi incelemesi, tapu kaydı vs. gibi deliller gözönünde tutulup değerlendirilecektir.
Medeni Yasamızın 94.ncü maddesinde yapılan değişiklikle gaipliğine hükmolunan kişinen karı veya kocasının evlilik fesholunmadıkça yeniden evi enemeyeceği hükmü getirilmiştir. Evli eş gaip olan eşinin gaipliğine mahkemeden karar alsa bile, bu karar evliliğin son bulmasını sağlayamayacaktır. Yeniden evlenebilmesi için evliliğin son bulması gerekir. Bunun için de gaiplik kararma dayanarak evliliğin feshi davası açacaktır.
Evliliğin feshi, gaiplik karari isteyenin, gaiplik kararı verilmesi davası ile birlikte açılabildiği gibi, böylebir yola gitmemiş.olan davacıya gaiplik kararının nüfusa ibraz ve nüfusa işletmek suretiyle nüfus kütüğünden evliliğin feshinin tescilini istemek hakkı verilmiştir. Nüfus idaresi böyle bir başvuru halinde evliliğin feshini tescil eder. Bu tescil evliliğin feshinin tüm sonuçlarını doğurur.
Evliliğin feshi gaiplik davasıyla birlikte istenmiş ise, boşanma davalarmdaki usul burada da aynen uygulanacaktır. Yani boşanma davalarında delillerin toplanması, müşterek çocukların velayetlerinin kime bırakılacağı hususları ile davanın yürütülmesi usul ve yöntemi aynen gözönünde tutulacaktır.
Bu tür davalar önceden olduğu gibi asliye hukuk mahkemesinde görülecektir.
Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Davada davalı yoktur. Bu tür davalar hasımsız açılır.