Elatmanın Önlenmesi Davaları (Men'i Müdahale Davaları) Nasıl Açılır?
TÜRK MEDENİ YASASI MADDE 683.- Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmamn önlenmesini de dava edebilir.
MADDE 684.- Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur.
Bütünleyici parça, yerel adetlere göre, asil şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe zarara uğratılmadtkça ve yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır.
MADDE 685.- Bir şeyin maliki, onun ürünlerinin de maliki olur.
Ürünler, dönemsel olarak elde edilen doğal veya hukuki ürünler ile bir şeyin özgülendiği amaca göre adetler gereği ondan elde edilmesi uygun görülen diğer verimlerdir.
Doğal ürünler asıl şeyden ayrılıncaya kadar onun bütünleyici parçasıdır.
MADDE 686.- Bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe onun eklentisini de kapsar.
Eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel adetlere göre, işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullandmasında birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır.
Eklenti, asıl şeyden geçici olarak ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez.
MADDE 687.- Asıl şeye zilyet olan kimsenin sadece geçici olarak kullanması veya tüketmesi için Özgülenen ya da asıl şeyin özel niteliği ile herhangi bir ilişkisi bulunmadan sadece korunmak, satılmak veya kiraya verilmek üzere onunla birleştirilen şeyler eklenti sayılmaz.
MADDE 688.- Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir.
Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır.
Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir.
MADDE 689.- Paydaşlar kendi aralarında oy birliği ile anlaşarak yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda kanun hükümlerinden farklı bir düzenleme yapabilirler. Ancak, böyle bir anlaşmayla paydaşların aşağıdaki hak ve yetkileri kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz.
- Paylı mülkiyet konusu eşyanın kullanılabilirliğinin ve değerinin korunması için zorunlu olan yönetim işlerini yapmak ve gerektiğinde mahkemeden buna ilişkin önlemlerin alınmasını istemek.
- Eşyayı bir zarar tehlikesinden veya zararın artmasından korumak için derhal alınması gereken önlemleri bütün paydaşlar hesabına almak.
Taşınmazlarla ilgili anlaşmalar imzalarının noterlikçe onaylanması koşuluyla paydaşlardan birinin başvurusu üzerine tapu kütüğüne şerh verilebilir.
MADDE 690.- Paydaşlardan her biri olağan yönetim işlerini yapmaya, özellikle küçük onarımları yaptırmaya ve tarımsal işleri yürütmeye yetkilidir.
Zorunlu ve ivedi işlerin yapılmasına ilişkin kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, paydaşların çoğunlukla alacağı kararla olağan yönetim işlerinde yetkiyle ilgili farklı düzenleme getirilebilir.
MADDE 691.- İşletme usulünün veya tarım türünün değiştirilmesi, adi kiraya veya ürün kirasına ilişkin sözleşmelerin yapılması veya feshi, toprağın ıslahı gibi önemli yönetim işleri için pay ve paydaş çoğunluğu ile karar verilmesi gerekir.
Olağan yönetim sınırlarını aşan ve paylı malın değerinin veya yarar sağlamaya elverişliliğinin korunması için gerekli bakım, onarım ve yapı işlerinde de aynı çoğunluk aranır.
Pay ve paydaşların eşitliği halinde hakim, paydaşlardan birinin istemi üzerine bütün paydaşların menfaatini gözeterek hakkaniyete uygun bir karar verir; gerekli gördüğü işlerin yapılması için paydaşlar arasından veya dışarıdan bir kayyım atayabilir.
MADDE 692.- Paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi eşya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliğiyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır.
Paylar üzerinde taşınmaz rehni veya taşınmaz yükü kurulmuşsa, paydaşlar malın tamamını benzer haklarla kayıtlayamazlar.
MADDE 693.- Paydaşlardan her biri, diğerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.
Uyuşmazlık halinde yararlanma ve kullanma şeklini Hakim belirler. Bu belirleme, paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyla paydaşlar arasında bölünmesi biçiminde de olabilir.
Paydaşlardan her biri, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir.
MADDE 701.- Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir.
Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.
MADDE 702.- Ortakların hak ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir.
Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oy birliği ile karar vermeleri gerekir.
Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz.
Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır.
MADDE 703.- Elbirliği mülkiyeti, malın devri, topluluğun dağılması veya paylı mülkiyete geçilmesiyle sona erer.
Paylaştırma, aksine bir hüküm bulunmadıkça, paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılır.
Elatmanın Önlenmesi Davaları (Men'i Müdahale Davaları)
Medeni Yasamız 683'üncü ve devam eden maddeleriyle, bir şeyin malikine, o şeye el atana karşı dava açmak hakkını tanımış ve maliki korumak istemiştir. Malik, sahip olduğu taşınır veya taşınmaz malda istediği gibi tasarrufta bulunabilir. Üçüncü kişilerin tecavüzlerini de menedebilir. Bu hususta açılan davalara el atmanın önlenmesi, yani men'i müdahale davaları denilmektedir. Uygulamada geniş bir yer kaplamakta ve mahkemelerin işlerinin çoğunu bu tür davalar teşkil etmektedir.
Elatmanın Önlenmesi Davaları (Men'i Müdahale Davaları) Görevli Mahkeme
Taşınmazın davanın açıldığı gündeki değerine göre belirlenir. Taşınmazların veya taşınmazın değeri 5.910 YTL'den fazla ise Asliye Hukuk Mahkemesi, 5.910 YTL veya daha az ise Sulh Hukuk Mahkemesi görevli mahkemedir.
Elatmanın Önlenmesi Davaları (Men'i Müdahale Davaları) Yetkili Mahkeme
- Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi,
- Taşınmazlar birden fazla ise, birinin bulunduğu yer mahkemesi, yetkili
Elatmanın Önlenmesi Davaları (Men'i Müdahale Davaları) Davacı
- Taşınmazın maliki veya asıl zilyedi (elmeni),
- Paylı (Müşterek) mülkiyete tabi taşınmazlarda paydaşlardan her biri,
- Elbirliği (İştirak) halindeki mülkiyete tabi taşınmazlarda, paydaşların hepsi veya muvafakat ettikleri bir paydaş veya tayin edilen miras şirketi (mümes) temsilcisi
Elatmanın Önlenmesi Davaları (Men'i Müdahale Davaları) Davalı
Taşınmaza tecavüz eden, el atan kişi veya kişiler.
Elatmanın Önlenmesi Davaları (Men'i Müdahale Davaları) Dava Açma Koşulları
- Taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın ve taşınmazda bir hakkı da bulunmaksızın davalı el atmış, tecavüz etmiş olmalı,
- Davacı, taşınmazın maliki veya asıl zilyedi bulunmalıdır.
Elatmanın Önlenmesi Davaları (Men'i Müdahale Davaları) Göz Önünde Tutulacak Hususlar
- Davacı ve davalı tapuya dayanıyorlarsa, tapudan bu kayıtlar getirilecek Tapu kayıtlarının getirilmesinde, ilk yazılış gününden itibaren bütün gitti kayıtlan, varsa kroki suretlerinin de çıkanlması göz önünde bulundurulacaktır. Taraflardan yalnız birisi tapuya dayanıyorsa, yine tapu kaydı getirilecektir.
- Tapusuz taşınmazlarda zilyetliği ispata yarayan emlak vergi kaydı veya zilyetliğin devri senedi mevcutsa, taraflardan mahkemeye sunmaları istenecektir.
- Kavgalı taşınmaz başında keşif yapılacaktır. Keşif duruşma günü tayin Uygun günde keşif yapılmasına karar verilemez. Keşif gününün kesinlikle belli edilmesi gereklidir. Zira, keşif günü tayin edilmeden keşif yapmak, savunma hakkını ortadan kaldıracaktır. Adli ara vermede (tatilde) taraflar isterlerse mahkemece keşif yapılmasına karar verilebilecektir.
- Keşif yerinde, taraflar, bilirkişi üzerinde anlaşamazlarsa veya taraflardan birisinin keşif gıyabında yapılıyorsa, hakim bilirkişiyi doğrudan doğruya (re'sen) seçecek ve keşif tutanağına bu seçiş aynen yazılacaktır.
- Seçilecek bilirkişi bir veya üç olabilir. İki kişinin bilirkişi olarak dinlenmesinde yasal bir sakınca yoktur. Ancak her iki bilirkişi değişik ifade ve rapor verdikleri takdirde, mahkemece kanaate varmak güçleştiğinden, bir veya üç bilirkişi dinlemek daha yerinde görülmekte ve uygulamada bu husus çoğunlukla yer almaktadır.
- Hakim keşfe giderken, kavgalı taşınmazın ölçülüp krokisinin düzenlenmesi için, tapu fen memuru, yoksa serbest fen memuru, bu da yoksa, ölçü ve kroki işlerinden anlayan fen memurunu da birlikte götürecektir. Fen ehlinin de keşif tutanağına kimliği tespit edilip yemini yaptırılacaktır. Bu yemin aynı zamanda bilirkişilere de yaptırılırken Usulün 276'ncı maddesi göz önünde tutulacaktır.
- Bilirkişiler dinlenmeden önce yeminleri verilmelidir. Uygulamada deği
şik görüşler bulunup, bazı mahkemelerce bilirkişiler dinlendikten sonra ve bazımahkemelerce de dinlenmeden önce yeminleri yaptırılmaktadır. Ceza davalarında olduğu gibi, bilirkişilere önceden yemin verilmesi yerinde olur kanaatindeyiz. Zira, yeminin tesiri bilirkişinin daha doğru beyanda bulunmasını sağlayacaktır. Hiç olmazsa doğru söylemeye kendini zorlatmış olacaktır.
- Taraflar tapuya dayanarak men'i müdahale (el atmanın önlenmesi) davasını açmışlarsa, ayrıca tanık dinlenmeyecektir. Tapuların keşifte kavgalı taşınmaza uygulanması gerekecektir.
- Zilyetliğe dayanılarak el atmanın önlenmesi (men'i müdahale) davası açıldığı takdirde, tarafların gösterecekleri tanıkların da taşınmaz başında dinlenmesi yerinde olacaktır. Bunun için de, hakim keşfe gitmeden önce taraflardan tanık listelerini kaleme vermelerini ve tanıkların keşif yerinde hazır bulundurulmalarını isteyecektir. Tanıkların mahkemede dinlenmesinde de bir sakınca yoksa da, taşınmaz başında tanıklar daha iyi beyanda bulunabildikleri gibi, bu durum gerçeğin aydınlanmasında da daha yararlı olacaktır. Kaldı ki, tanıkların taşınmaz başında dinlenmesi hususu, Yargıtay'ın önemle üzerinde durduğu ve kabul ettiği bir usuldür.
- Davacı ve davalı, taşınmazın kendi tapulu mülkleri olduğu iddiasında bulunurlar ve taşınmaza her ikisinin tapusu da uyarsa, bu takdirde, tesis günü eski olan tapu kaydı geçerli addedilecek ve ona göre davanın çözümlenmesi yoluna
- Kavgalı taşınmazın, dava gününde değeri bilirkişiye tespit ettirilecek Görevli mahkemeyi belirleme bakımından bu husus zorunludur. Kaldı ki, davanın kabulünde Harçlar Yasasına göre tayin edilecek harca da esas teşkil edecek, avukatlık ücreti tarifesi uyarınca vekalet ücretinin tayininde de esas olacaktır. Zira bu tür davalar nisbi harca tabidir ve vekalet ücreti de nisbi olarak tayin edilir.
- Zilyetliğe dayanılarak açılan davada, taraflardan hangisinin zilyetliğinin daha eski olduğu araştırılacaktır.
- Taşınmaza tecavüzün haksız olduğu anlaşıldığı takdirde davanın kabulüne, dolayısıyla davalının tecavüzünün, yani müdahalesinin (el atmasının) önlenmesine karar verilecektir. Taşınmazın bir kısmına tecavüz edilmişse, tecavüz edilen kısımdan davalı menedilecektir. Bu kısım keşif krokisinde gösterilecek ve kararda da açıklanacaktır.
- Davanın kabul edildiği kısmın değerine isabet eden mahkeme masrafları tespit edilerek, davalıdan alınmasına karar verilecektir.
- Taşınmaz üzerinde bina varsa, dava değeri binanın değeri ile arsa değeri toplamı olacaktır.
- El atmanın önlenmesi davası ile ecrimisil de istenmişle, taşınmazın dava günündeki değeri ile ecrimisil toplamı davanın değeri olacak, görevli mahkeme ona göre belirlenecektir.
- Genellikle paranın alım gücü, enflasyon göz önüne alındığında men'i müdahale davaları Sulh Hukuk Mahkemelerine az açılmaktadır. Zira taşınmaz değerleri artmıştır.
Elatmanın Önlenmesi Davaları (Men'i Müdahale Davaları) Zamanaşımı
Tapuya dayanan el atmaların önlenmesi davaları her zaman açılabilir. Bu hususta bir zamanaşımı söz konusu değildir. Ancak, zilyetliğe dayanılarak açılacak elatmanın önlenmesi davalarında zamanaşımı yeni Türk Medeni Yasasının 984. maddesine göre, davacının gasp ve saldırının yapıldığını ve yapanı öğrendiği günden itibaren (2) aydır. Saldırının öğrenilmesinden itibaren iki ay içinde dava açılacak ve bu saldırıdan itibaren de 1 yıl geçmesiyle dava hakkı düşecektir. Yasa koyucu, eski Medeni Yasanın 897. maddesinde bu süreyi zamanaşımı olarak öngörmüş ve gasp ve tecavüzün yapıldığı günden başlayan 1 yıl olarak belirlenmişti. Ancak, yukarıda açıklanan yeni Türk Medeni Yasasında, iki aylık süreye tabi tutulmuş ve yine saldırıdan itibaren 1 yıl geçmesiyle dava hakkının düşeceği kural olarak benimsenmiştir. Buradaki süre zamanaşımı süresi değil hak düşürücü süredir.
Bütünleyici Parçalar (Mütemmim Cüzüler) Hakkında Elatmanın Önlenmesi Davası
Yürürlükten kaldırılan 743 Sayılı Medeni Yasada mütemmim cüzü olarak tanımlanan bütünleyici parça; "yerel örf ve adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça yahut yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılması mümkün bulunmayan parça"dır.
Asıl şeye saldırının önlenmesi davaları, bütünleyici parçalarını da kapsar, zira, o şeye malik olan onun bütünleyici parçalarına da malik olacak ve bu hakkından doğan dava ve takiplerde ve isteklerde bulunabilecektir. Uygulanacak usul elatmanın önlenmesi davalarındaki gibidir.
Doğal Ürünler (Tabii Semereler) Hakkında Elatmanın Önlenmesi Davaları
Eski Medeni Yasanın 620. maddesinde tanımlanmıştı. Yeni Yasada 685. maddede aynen tekrarlanmış, ancak tabii semereler tanımı, doğal ürünler olarak değiştirilerek adlandırılmıştır. Buna göre; bir şeyin maliki, onun ürünlerinin de maliki olacaktır. Ürünler Yasaya göre "Dönemsel olarak elde edinen doğal veya hukuki ürünler ile bir şeyin özgülendiği amaca göre adetler gereği ondan elde edilmesi uygun görülen verimler"dir. Doğal ürünler, asd şeyden ayrdıncaya kadar onun bütünleyici parçasıdır. İşte bu ürünlere tecavüz yapıldığı takdirde bu ürünlerin ait olduğu şeyin (taşınmazın) maliki tecavüz ve saldırıda bulunan hakkında elatmanm önlenmesi davası açabilecektir. Göz önünde tutulacak hususlar, genel elatmanın önlenmesi davalarının aynısı olacaktır.
Elatmanın Önlenmesi (Men'i Müdahale) Davalarının Çeşitleri
Elatmanın önlenmesi davaları, gerek Medeni Yasamızda gerekse özel Yasalarda geniş bir yer tutmaktadır. Uygulamada değişik biçimde davalar açılmakta ve mahkemelerin iş yoğunluğunda Önemli bir pay sahibi bulunmaktadır. Biz burada kısaca adlarından ve uygulanacak Yasa ve maddelerinden söz edeceğiz. İleri ki konularda başlı başına inceleme yapılmış bir kısmı hakkında gerekli bilgiler verilmiştir. Öncelikle Yeni Türk Medeni Yasasından doğan davaları belirtelim, bunlar;
- Malikin, malını haksız olarak elinde bulundurana ve saldırıda bulunana karşı açabileceği elatmanın önlenmesi davası (TMY. 683).
- Malikin, malik olduğu şeyin bütünleyici parçalarına vaki saldırıyı yapanlara karşı açabileceği elatmanın önlenmesi davası (TMY. 684).
- Malikin, malik olduğu şeyin doğal ürünlerine karşı yapılan saldın ve elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası (TMY. 685).
- Malikin, malik olduğu şeyin eklentilerine karşı yapılan saldırı ve elatmaların önlenmesi için açabileceği elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 686)
- Malikin, malik olduğu taşınmazına karşı yapılan saldırılar için açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 704, 705)
- Malikin, malik olduğu taşınmazına yapılan tecavüz ve el koyma nedeniyle açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 707)
- Malikin, yeni arazi oluşması nedeniyle yapılan elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 708)
- Malikin, arazi kayması nedeniyle vaki elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 709)
- Malikin, heyelan nedeniyle yapılan elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 710)
- Malikin, sınır tecavüzlerine karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 711).
- Malikin, sahipsiz yerler ve yaran kamuya ait mallara elalılması nedeniyle açabileceği elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 715)
- Malikin, tescil isteme hakkına karşı yapılan elatmaya karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 716)
- Malikin, sınırlıklar üzerindeki haklıma karşı yapılan elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 721)
- Malikin, arazi ve yapı malzemelerine elatmalara karşı açacağı eltamanm önlenmesi davası (TMY. 722, arazideki yapılar nedeniyle)
- Malikin, taşkın yapılar nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 725)
- Malikin, üst hakkı nedeniyle, elatanlara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası (TMY. 726)
- Malikin, mecralar nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 727)
- Malikin, taşınır yapılar nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 728)
- Malikin, araziye dikilen fidanlar nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 729)
- Malikin, komşu hakkı nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 737)
- Malikin, kazı ve yapılar nedeniyle yapılan elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 738)
- Malikin, doğal olarak akan sular nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 742)
- Malikin, fazla suyun akıtılması nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 743)
- Malikin, mecra geçirilmesi nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 744)
- Malikin, mecra geçirilen taşınmazının korunması hususunda açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 745, 746)
- Malikin, geçit hakkı nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 747, 748)
- Malikin, arazinin smırlıklarla çevrilmesi nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası (TMY. 749)
- Malikin, başkasının arazisine girme hakkı kuralları nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 751, 752)
- Malikin, kamu hukuku kısıtlamaları nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası (TMY. 754)
- Malikin, kaynak ve yer altı suları nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 756)
- Malikin, zorunlu su kuralları nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası (TMY. 761)
- Malikin, sahipsiz şeyler kuralları nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası (TMY. 767, 768, 769)
- Malikin, define nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası (TMY. 772)
- Malikin, düşen veya sürüklenen şeylerden dolayı elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 774)
- Malikin, işletme, karışma ve birleşme nedeniyle elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası (TMY. 775, 776)
- Malikin, kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle taşınır mallar için elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 777)
- Malikin, zilyetliğinin korunması kurallarına aykırı elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası (TMY. 982)
- Malikin, zilyetliğe saldın nedeniyle açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 983)
- Malikin, kaybedilen veya çalınan eşya yönünden elatmalara karşı açacağı elatmanın önlenmesi davası, (TMY. 989)
gibi davalardır. Bundan başka özel Yasalar gereğince elatmanın önlenmesi davaları da açılmaktadır. Bunlara örnek vermek gerekirse;
- Belediye Yasasının 159. ve 160. maddeleri uyarınca açılan elatmanın önlenmesi,
- Demiryolları Usul Nizamnamesinin 9. maddesine göre açılan elatmanın önlenmesi davası,
- 1331, 1371, 2290, 3667, 1312, 431, 3527 sayılı yasalarla Noterlik Yasasındaki kurallara dayanılarak da açılan elatmanın önlenmesi davaları,
gibi değişik türlerini sayabiliriz. Açılacak bu davaların hepsinde ortak yön, genel elatmanın önlenmesi davalarında uygulanan usul ve yöntem olacaktır. Dava türüne göre ispat biçimleri ve ispat belgeleri de değişik olacaktır. Açıkladığımız davaların bir kısmı önemlerine göre kitabımızın muhtelif bölümlerinde incelenmiştir. Burada sadece türlerinden söz edilmiştir.