MEDENİ YASA MADDE 272 - Ana ve baba, vazifelerini ifa etmedikleri takdirde hakim, çocuğun himayesi için muktazi tedbirleri ittihaz ile mükelleftir.
MEDENİ YASA MADDE 273 - Çocuğun, bedeni veya fikri bir tekamülü tehlikede bulunur veya çocuk manen metruk bir halde kalırsa hakim, çocuğu
ana ve babadan alarak bir aile nezdine veya bir müesseseye yerleştirebilir. Çocuk, şirretliği hasebiyle ana babanın emirlerine karşı gelmekte temerrüt ederse, müessir başka bir ıslah çaresi bulunmadığı takdirde, aynı tedbirler, ana babanın talebi üzerine hakim tarafından ittihaz edilir. Bu tedbirlerin iltizam ettiği masarif - ana baba ile çocuk tediyeden aciz iseler - Devletçe tesviye olunur. Nafakaya müteallik hükümler bakidir.
MADDE 274 - Velayeti ifadan aciz veya mahcur olan yahut nüfuzunu ağır surette suistimal eden veya fahiş ihmalde bulunan ana ve babadan, Hakim, velayet hakkını nez'edebilir.
Ana ve babadan velayet nez olununca, çocuğa, bir vasi tayin olunur. Nez'in hükmü, ileride doğacak çocuklara şamildir.
MADDE 275 - Velayeti haiz olan ana ve baba, yeniden evlenirse; icabettiği halde çocuğa bir vasi tayin edilir. Karıkocadan birinin vasi naskı caizdir.
MADDE 276 - Nez'i sebebi zail olduğu surette hakim, doğurdan doğruya talepleri üzerine, ana ve babaya velayeti iade ile mükelleftir.
Nez'i tarihinden itibaren bir sene geçmedikçe, velayet iade edilemez.
MADDE 277 - Velayeti nez'edilen ana ve baba, çocuğun iaşe ve terbiye masraflarını, evvelce olduğu gibi, tesviye ile mükelleftir. Bu masraflar ana ve baba ile çocuk tediyeden aciz iseler - Devletçe tesviye olunur. Nafakaya müteallik hükümler bakidir.
Madde 1- Kanunun amacı, korunmaya, bakıma veya yardıma muhtaç aile, çocuk; sakat, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri ürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlenmektir.
Madde 3 - Kanunda geçen;
İfade eder.
Madde 21 - Kurum, korunmaya, bakıma, yardıma muhtaç aile, çocuk, sakat ve yaşlılar ile sosyal hizmetlere muhtaç diğer kişileri tespit ve incelemekle görevlidir.
Bu kişilerin kuruma duyurulmasında ve incelenmeye ilişkin olarak kurum ile işbirliğinde bulunulmasında mahalli mülki amirler, sağlık kuruluşları ve köy muhtarları ile genel kolluk kuvvetleri ve belediye zabıta memurları yükümlüdürler.
Madde 22 - Korunmaya muhtaç çocukların reşit oluncaya kadar bu kanun hükümlerine göre Kurumca kurulan sosyal hizmet kuruluşlarında bakılıp yetiştirilmeleri ve bir meslek sahibi edilmeleri hususundaki gerekli tedbir kararı yetkili ve görevli mahkemece alınır. Bu karar için gerekli belgeler Kurumca düzenlenir ve ilgili mahkemece gönderilir.
Haklarında derhal korunma tedbiri alınmasında zorunluluk görülen çocuklar mahkeme kararı alınıncaya kadar, bu kanuna göre kurulmuş kuruluşlarda veya aile yanında mahalli mülki amirin onayı alınmak suretfile bakım altına alınır.
Madde 23 - Mahkemece korunma kararı alınan korunmaya muhtaç çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi bu kanuna göre kurulmuş kuruluşlarda olduğu kadar kurumun denetim ve gözetiminde bir "koruyucu aile" tarafından da yerine getirilebilir. Koruyucu aile, korunmaya muhtaç çocuğun bakımını ve yetiştirilmesini gönüllü olarak üstlenebileceği gibi kurumca tespit edilerek ve :»denecek bir ücret karşılığında yapabilir.
Koruyucu ailelerin seçimine, çocukla ilgili sorumluluklarına kurumla olan ilişkilerine, hizmetin işleyişine ve aileye bu hizmete karşılığı ödenecek ücrete Jskin eseslar bir yönetmelikle düzenlenecektir.
Madde 24 - Korunma kararı genel olarak çocuk reşit olana kadar devam eder. Ancak bu karar, korunma kararma neden olan şartların ortadan kalkması illinde kurum yetkililerinin Önerisi üzerine mahkemece çocuk reşit olmadan ince kaldırılabileceği gibi reşit olduktan sonra da çocuğun rızası alınmak jartıyle devamı hususunda karar verilebilir. Reşit olduktan sonra korunma kararının devamı aşağıda belirtilen şartlara bağlıdır.
Bunlardan korunma kararı kalkmış, ancak tek başına yaşamını sürdüremiyecek durumda bulunan bu çocukları, kurumca himaye olunur. Bu çocukların emek karşılığı iaşe, ibade ve harçlıkları kurumca karşılanmak kaydıyle kurum hizmetlerinde çalışmaları da sağlanabilir.
Bedensel, zihinsel ve ruhsal sakatlıkları nedeniyle sürekli bakıma muhtaç durumda bulunan ve çalışmaktan aciz olan çocukların korunma kararı uzatılır.
Korunma kararı kalkan çocukların kurumla ilişkilerinin devamı sağlanır, bu çocuklara gerektiğinde imkanlar ölçüsünde Kurumca yardımcı olunur.
Madde 25 - Okul çağındaki, korunmaya muhtaç çocukların eğitim ve öğretimleri Milli Eğitim Bakanlığı ile diğer kamu kurumlarına ait okullarda gerçekleştirilir.
Herhangi bir nedenle okula devam etme imkanı bulamayan çocuklar, kamu ve özel işyerlerinde ücret mukabilinde çalıştırılarak bir meslek sahibi yapılırlar. Bu şekilde çalıştırılan çocukların ücretlerinin yurt idarelerince tespit edilen miktarı kendilerine harçlık olarak verilir. Geri kalan miktar aybaşını takip eden on gün içinde milli bankalarda çocuk namına açtırılan hesaba yatırılır. Çocuğun ücretinin başlama zamanı ve miktarı, yurt idaresi ile işveren arasında mahalli örf ve rayice göre tespit olunur. Bu konuya ilişkin hususlar bir yönetmelikle belirlenir.
Kör, sağır, konuşma özürlü, ortopedik ve diğer bedensel sakatlar ile zihinsel ve ruhsal yönden özürlü ve benzeri durumda olup da özel eğitime ihtiyaç gösteren korunmaya muhtaç çocukların eğitim ve öğretimleri Milli Eğitim Bakanlığınca tesis edilen okullarda yerine getirilir.
Korunmaya, bakıma, yardıma muhtaç sakat, yaşlı ve diğer kiçilere ilişkin hususlar:
Madde 26 - Korunmaya, bakıma, yardıma muhtaç aile, sakat, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.
Bu kanun kapsamına giren sosyal hizmet kuruluşlarında muhafeza ve bakımlarına terkedilen şahıslara karşı herhangi bir suç işleyen kuruluş görevlileri hakkında, bu suç nedeniyle genel hükümlere göre verilecek muvakkat hürriyeti bağlayıcı cezalar ile para cezaları üçtebir oranında artırılarak hükmolunur.
Madde 28 - Kuruma bağlı kuruluşlarda bakılmakta iken mirasçı bırakmaksızın ölen kimselerin mirası kuruma geçer. Kurum terekenin borcundan ancak; kendisine geçen mallar ölçüsünde sorumlu olur.
Madde 29 Bu kanun gereğince korunmaya ve yardıma muhtaç aile ve kişilere yapılacak ödemeler ve sağlanacak yardımlar başkasına devir, temlik ve haciz edilemez.
Madde 30 - Kurum, kendisine yardımda bulunduğu kişiler için Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre nafaka ile yükümlü bulunanlar hakkında dava açmak hakkına sahiptir.
Kurumun Malları:
Madde 31- Kurumun malları Devlet malı hükmündedir. Kurumun alacakları Devlet alacağı derecesinde imtiyazlıdır.
Kuruma ait taşınmaz malların satış ve devrinde, Maliye Bakanlığından izin ılınması zorunludur.
Evlenme Yardımı:
.Madde 32 - Kuruma ait sosyal hizmet kuruluşlarında koruma kararı devam eden bu çocuklarından evlenenlere çeyiz ihtiyaçlarına karşılamak ve bir defaya mahsus olmak üzere en yüksek devlet memuru aylığının birbuçuk katı tutarında evlenme yardımı yapılır. Bu yardım hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ödenir.
Kurumun Sembolü :
Madde 33 - Kurum, temel amaç ve görevlerine uygun olarak varlığı sona eren Türkiye Çocuk esirgeme Kurumunun sembolü de dikkate alınarak sembolize edilir.
Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumunun sembolü hiçbir kurum ve kuruluş tarafından kullanılamaz ve iktibas edilemez.
Ana ve baba çocuğa karşı görevlerini yapmadıkları takdirde, Asliye Hukuk Hakimi, çocuğun korunması için gerekli önlemleri alacaktır. Yasa koyucunun amacı, çocukların iyi yetişmesi ve sağlıklı bir geleceğe sahip olmalarını sağlamaktır.
Mahkemece alınacak bu önlemler, ya ana ve babanın başvurusuyla karar altına bildiği gibi, ilgililerin (Örneğin; C.savcılarının. Vilayet Makamının, ilçelerde Kaymakamlarını; Sosyal işler Müdürlerinin istemi ile de alınabilir.
Medeni Yasamızın 272 ve 273 ncü maddeleri ile 274 üncü maddesi bu yolda emredici kurallar koymuştur.
Çocuklarla ilgili korunma önlemleri Asliye Hukuk Mahkemelerince alınmakta idi. Ancak, çocuk mahkemeleri kurulan yerlerde bu mahkemeler görevlidir. Çocuk mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Uygulama bu yoldadır. Eskiden kimsesiz çocuklar hakkında Sulh Hukuk Mahkemeleri karar alıyordu, ne var ki, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme,Kurumu Yasasıyla bu görev çocuk mahkemelerine ve Asliye Hukuk Mahkemelerine verilmiş bulunmaktadır.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Yasasının 3'ncü maddesi ile 21, 22, 23 ve 24 ve müteakip maddelerinde gerekli düzenleme yapılmıştır. Bu maddeler uykarıda açıklandığından tekrarından fayda umulmamıştır. Yasa maddeleri çok açık ve seçiktir, yoruma gerek duyulmamıştır.
Korunma kararlan çocuğun reşit (ergin) olmasına kadar devam edecektir. Ancak, korunma kararı koşulları ortadan kalmışsa, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu yetkililerine de istem ile Mahkemece karar kaldırılabilecektir.
Konut mahkemesi yetkili mahkemedir.
Korunmaya muhtaç çocuğun korunma kararı alınması kapsamında olup ğı da tespit olunacaktır.
Küçüklere Uygulanacak Tedbirler
2253 sayılı Yasanın 10'ncu maddesinde bu hususta yasa koyucu kurallar üştür. Küçükleri;
11 yaşından küçük olanlar,
11 yaşını bitinniş, 15 yaşını doldurmamış küçükler olarak iki kategoride ek ve alınacak tedbir ve cezaları açıklamakta yarar bulunmaktadır.
el olarak küçüklere uygulanacak tedbirleri şöyle sıralayabiliriz;
Küçük, velisine, vasisine yahut bakıp gözetmeyi üzerine alan akrabadan teslim edilebilir.
Küçük, bakıp gözetmeyi üzerine alan güvenilir bir aile yanma 3'erleştirilebilir.
Küçük, çocukların bakım ve yetiştirme amacıyla kurulmuş çocuk bakım ve yetiştirme yurtlarından birisine veya benzeri kamu yahut özel kurumlara yerleştirilebilir.
Kamu kurum ve kuruluşları ile özel idareler, belediyeler, bankalar, iktisadi devlet teşekkülleri (KİT'ler) veya bunların ortaklıkları tarafından kurulmuş fabrika, kurum, tesis veya tarım işletmeleri veya benzeri işyerlerine yahut meslek sahibi bir usa yanına yerleştirilebilir.
Küçük, kamuya ait veya özel bir hastaneye veya tedavi evine yahut eğitimi güç çocuklara mahsus kurumlara yerleştirilebilir.
Suç işlediği zaman küçük henüz 11 yaşmı bitirmemiş ise, hakkında kovuşturma yapılamaz ve ceza 'verilemez. Ancak, suç yasası 1 yıldan fazla hapis cezasını yahut daha ağır bir cezayı kapsıyorsa, bu takdirde hakkında 2253 sayılı Yasanın 10'ncu maddesi uygulanacaktır. Bu tedbirler yukarıda açıklanmıştır. Bunlardan birisinin çocuk hakkında uygulanması mümkün olabilecektir. Tedbirlerin uygulanmasına mahkeme karar verecektir. Ancak, 11 yaşını bitirmemiş küçükler hakkında velisi veya vasisi yahut bakmakla yükümlü kimseler (örneğin; büyükbaba gibi) tarafından yeterli tedbir alınması halinde, mahkemece diğer sayılan tedbirler uygulanmayabilecektir.
2253 sayılı Yasanın 12'nci maddesine göre, suçu işlediği zaman 11 yaşını bitirmiş olup da, 15 yaşını doldurmamış olan küçükler hakkında yapılan inceleme sonucu ceza verilmesini gerektirmediği anlaşıldığı takdirde mahkemece yukarıda açıklanan 10'ncu maddede sayılan tedbirlerden birisinin uygulanması yoluna gidilebilecektir. Aksi durumda,
Yukarıda sayılan bu hükümlülükler tekerrüre esas olamayacak, içtima halinde de TCY'sınm genel kurulları uygulanacaktır.
Suçu işlediği zaman 15 yaşını bitirmemiş sağır ve dilsizler hakkında kovuşturma yapılmayacaktır. Yalnızca yukarıda açıklanan 2253 sayılı Yasanın 10'ncu maddesinde belirtilen tedbirlerden biri bunlar hakkında uygulanacaktır.
Suçu (fiili) işlediği zaman şuurunun veya hareketinin serbestisini tamamen kaldıracak derecede akıl hastalığına yakalandığı, yapılan araştırma sonucunda anlaşıldığı takdirde, küçüğün (çocuğun) mahkemece resmi veya özel bir hastaneye yerleştirilmesine karar verilmesi yoluna gidilecektir.
Resmi veya özel bir haktaneye yerleştirilen küçük (çocuk) burada tedavi altına tutulacak ve bu hastane sağlık kurulunca iyileştiği yolunda verilecek rapora göre çocuk mahkemesince serbest bırakılacaktır.
Mahkemece serbest bırakma kararında hastalığın ve suçun niteliği gözönünde tutularak kamu güvenliği yönünden küçüğün (çocuğun) tıbbi kontrol ve muayeneye bağlı tutulup tutulmayacağı, tutulacaksa ne miktar süre ile tutulacağı süre ve aralığı (fasılası) da gösterilecektir. Sağlık kumlu raporunda da bu hususların belirtilmesi gerekecektir.
Mahkeme kararında gösterilen tıbbi kontrol ve muayene çocuk mahkemesinin bulunduğu yer Cumhuriyet Savcılığınca mahkeme kararı gözönünde tutularak karar ve raporda gösterilen süre ve aralıklarla küçüğün (çocuğun) bulunduğu yerde, yoksa en yakın yetkili uzmanı olan bir hastane sağlık kuruluna gönderilmek suretiyle sağlanacaktır.
Yapılan tıbbi muayene sonuçlarına göre, çocuğun iyileşmemesi halinde çocuk mahkemesince resmi veya özel bir hastaneye yerleştirilmesine karar verilecektir.
2253 sayılı Yasanın 3412 sayılı Yasayla değişik 14'ncü maddesine göre beden, ruh ve ahlak gelişmeleri veya şahsi güvenlikleri tehlikede bulunan yahut ebeveynine karşı son derecede kötü tamiri mümkün olmayan bir itaatsizlikte bulunan küçükler ı çocuklar) hakkında, veli, vasi, bakmakla yükümlü olan kimse yahut Cumhuriyet Savcılığının isteği ile çocuk mahkemesince yasanın 10'ncu maddesinde açıklanan Tedbirlerden birisi uygulanacak, çocuk, veliye vasiye veya bakıp gözetmeyi üzerine ilan akrabadan birine teslim edilecek, yahut, bakıp gözetmeyi üzerine alan güvenilir bir aile yanına yerleştirilecek, yahut çocuk bakım ve yetiştirme yurduna veya resmi veya özel benzeri kuruma konulacak, yahutta kamu ve özel kurumların veya bunlarm :saklıklarının kurduğu fabrika, müessese, meslek sahibi bir usta yanma yerleştirilecek, veya resmi veya özel bir hastaneye yahut eğitimi güç çocuklara —ahsus kuruma konulması yoluna gidilecektir. Tedbirleri alacak mahkeme çocuğun rulunduğu yerdeki çocuk mahkemesidir.
2253 sayılı Yasa dışındaki yasalarla ilgili çocuklar (küçükler) için alınacak tedbirler de çocuk mahkemeleri tarafından karara bağlanacaktır.
Küçükler (çocuklar) hakkında uygulanacak tedbirler çocuğun 18 yaşım bitirmesiyle sona erecektir. Yani bu yaştan sonra hüküm ifade etmeyecektir.
Duruşma devam ederken 18 yaşını bitirmemiş çocuk mahkemece hüküm verildiği günde 18 yaşım bitirmişse artık, o çocuk hakkında tedbir uygulanması yoluna gidilemeyecektir.
Gerekli görüldüğü takdirde doğrudan doğruya çocuk mahkemesi çocuk için uygulanan tedbiri değiştirebileceği gibi kaldırılabilir. Ayrıca, çocuk hakkındaki verilmiş tedbir kararının değiştirilmesi veya kaldırılması velisi, vasisi, bakıp gözetmeyi üzerine alan kişi veya Cumhuriyet Savcılığı tarafından da çocuk mahkemesinden istenebilecek ve mahkemece de kaldırma yahut değiştirme kararı verilebilecektir. Daha önce hangi mahkeme tedbir uygulamasına karar vermişse, değiştirmede veya kaldırmada da o mahkeme yetkilidir. İvedi durumlarda kararın uygulandığı yerdeki yetkili çocuk mahkemesince geçici tedbir alınır. Bu takdirde ilk tedbiri alan mahkemeye durum bildirilir. O mahkemece de tedbirin değiştirilmesine veya gereken tedbire karar verilir.
Yasa koyucu cemiyetin temel direği çocuklara gösterdiği bu ilgi nedeniyle de ülkemizin geleceğini garanti altına almak amacını gütmüştür.