MADDE 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
Madde, bir çocuğun soybağının değiştirilmesini veya gizlenmesini suç hâline getirmiştir. Korunan hukuki değer aile düzenidir.
Suçun mağduru aile düzeyinin bozulması tehlikesi ile karşı karşıya kalmış olması dolayısıyla toplumdur.
Madde, bir çocuğun soybağının değiştirilmesini veya gizlenmesini suç hâline getirmiştir. Bu netice, yetkili mercilere gerekli bilgileri vermemek veya yanlış bilgiler vermek suretiyle gerçekleştirilecektir.
Soy bağının değiştirilmesi; çocuğun gerçek ailesi ile olan ilişkisini belli kişilere veya herkese karşı gerçeğe aykırı şekilde gösteren her türlü harekettir.
Kişilerin aileleriyle olan ilişkileri, doğum, evlât edinme, tanıma veya babalığa hükmolunması yollan ile hukuken oluşur. Doğumla meydana gelen ilişkinin maddede belirtilen suretlerle değiştirilmesi suç hâline getirilmiştir.
Suçun oluşması için failde, çocuğun soybağmı değiştirme veya gizleme kastının varlığı esastır.
Maddenin ikinci fıkrasında ise, bu fiillerin taksirle işlenmesi suç olarak tanımlanmıştır. Bu suçun, sağlık kurumu bünyesinde kurum görevlileri tarafından işlenebileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir. Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, taksirle sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olma eylemi, sağlık kurumunda, sağlık kurumu personeli tarafından işlenebilir. Çocuğun kasten karıştırılması halinde 1. fıkradaki suç oluşur.
Maddede öngörülen suç için 1. fıkrada bir yıldan üç yıla ve 2. fıkrada bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. 2. fıkrada öngörülen hapis cezasının bir aydan az olması olanağı yoktur. Hakim cezayı, 50/1. maddesinde öngörülen adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevirebilir. Adli para cezasına çevrilmesi tercih olunduğunda, TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca öngörülen değerler arasında bir miktarın, belirlenen hapis cezasıyla çarpılması ile sonuç adli para cezası bulunacaktır.
TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca failin, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının, 50/1. maddede öngörülen adli para cezası ya da diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunludur.
Suçun kovuşturulması şikayet koşuluna bağlı değildir. Soruşturma işlemleri doğrudan C. Savcılığınca yapılır.
Suçun yargılamasını yapmakla görevli mahkeme 1. fıkrasında Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 11. maddesi uyarınca asliye ceza, 2. fıkrasında ise, 10. maddesi uyarınca sulh ceza mahkemesidir.