MADDE 291- (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
Madde, kendisini hükümlü veya tutuklunun yerine koyarak, onun yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmeyi cezalandırmaktadır.
Başkasının yerine cezaevine girmek, adliyenin görev ve yetki alanında bulunan bir konuda ilgili makamın aldatılması niteliğinde olduğundan "adliyeye karşı suçlar" bölümünde yer almaktadır. Korunan hukuki değer, adliyenin görev ve yetkilerinin yerine getirilmesine ilişkin saygınlığıdır.
Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunım yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren herhangi bir kimse olabilir.
Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde dahi fail cezalandırılmaktan kurtulamaz.
Suçun mağduru yoktur. Suçtan zarar gören ise adliyedir, dolayısıyla Devlettir.
Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimsedir.
Suç, kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmekle oluşur. Ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmekten anlaşılması gereken, bir cezanın çektirilmesine ilişkin olarak ceza infaz kurumuna ya da hakkında adli makamlarca yasal olarak tutuklama karan verilmiş bir kimsenin yerine geçerek veya kendisini o kişi gibi tanıtmak suretiyle tutukevine kabul edilmekle tamamlanır. Kabul işlemi bitirilmeden suçun tamamlandığından söz edilemez.
Suçun doğrudan kastla işlenmesi olanaklıdır. Failin, kendisini, bir hükümiln 1: veya tutuklunun yerine bilerek ve isteyerek ceza infaz kurumuna veya tutukevine
rmesi gerekli ve yeterlidir.
Taksirle ya da olası kasıtla suçun işlenmesi olanağı bulunmamaktadır.
Suçun kovuşturulması şikayet koşuluna bağlı değildir.
İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, ve Yetkileri Hakkında Kanunun 10. maddesi uyarınca yargılamayı yapmakla mahkeme sulh ceza mahkemesidir.