Önceki MK.nun dördüncü kitabının başlığı, Ayni haklar olarak düzenlenmişti. Fakat yukarıda değindiğimiz gibi Eşya Hukukunun konusu sadece ayni haklardan ibaret olmayıp, bunun yanı sıra Zilyetlik ve Tapu Sicili de ayni haklar bölümünde düzenlendiği için doktrinde bu başlığın Eşya Hukuku olarak yazılması gerektiği daima söylenmiş ve bu yönü ile dördüncü kitabın başlığının yanlış olduğu görüşü ısrarlı bir şekilde vurgulanmıştır.
Bunun sonucu olarak yeni Türk Medeni Kanununun dördüncü bölüm başlığı haklı olarak "Eşya Hukuku" şeklinde düzenlenmiştir.
Eşya hukukunun asıl konusunu teşkil eden ayni hak kavramının belirlenmesi tartışmalıdır. Bu husustaki görüşler farklı hukuk sistemlerinde farklı şekillerde izah edilmiştir.
MK.nun mehaz kaynağı olan İsviçre ve Türk hukukunda birleştirici görüş hâkim kılınmış olup, buna göre; "ayni hak eşya üzerinde doğrudan doğruya hâkimiyet sağlayan ve herkese karşı ileri sürülebilen bir haktır"
Ayni hak kavramı içinde üç unsur bulunmaktadır.
Bu unsurlardan birinin ya da bir kaçının olmadığı bir hakkı ayni hak saymak mümkün değildir. Ayni hakkın yukarıdaki niteliklerinin daha iyi anlaşılması için ayni hak ve şahsi hak ayırımının yapılmasında yarar görmekteyiz.
İnsanların mal varlığı ayni haklar ve şahsi haklar olarak iki ana kısma ayrılmaktadır. Bu iki hakkın bir biri ile karşılaştırılması sonucu ayni haklar daha iyi anlaşılmış olur. Şöyle ki;
Ayni hak muayyen bir şey için söz konusu olur. Bir değer ifade etmeyen o şeyin parçaları için ayni haktan söz edilemez. Örneğin araba bu ayni hak konusudur. Bu sebeple arabanın tekerleri, motoru, kaportası bir bütün olarak değerlendirilir. Tekerler birine, motor başka birine ait kabul edilemez. Kat mülkiyeli Kanunu muayyenlik prensibine bir istisna getirmiştir. Buna göre bir apartmanın her dairesi ayrı bir şahsa ait olabilir.
Ayni haklar eşya üzerinde bir hâkimiyetin her kese karşı ilen sürütebilmesi sebebiyle alenidir. Taşınır mallarda zilyetlik, herkese karşı ileri sürülebilir. Taşınmazlarda ise tapu sicili bu imkânı sağlamaktadır. Bu nedenle tapu sicilinde aleniyet prensibi vardır.
İyi niyetin korunması prensibi
Ayni haklarda iyi niyetli üçüncü kişilerin İyi niyetleri korunur. Bu sebeple taşınmazlar için MK.nun 1023. maddesinde bununla ilgili bu düzenleme yapılmıştır. Tapu siciline güvenerek iyi niyetle hak iktisap eden kişilerin hu iyiniyeti korunmuştur.
Ayni Hakların Herkese karşı ileri sürülebilmesi sebebiyle ayni hak davalarında gerek hak düşürücü gerekse zamanaşımı süreleri işlemez.